Sınırsız PaylaşımNe Mutlu Türküm DiyeneNazar etme nolur, Çalış seninde olur :-)
FoRuMsN.CoM Toolbar yüklemek için tıklayın
 Ana Sayfa   Forum   Arama   Yeni mesajlar   Yeni yanıtlar   Oyun   eKart Gönder   Yaygara   Haberler   Toplist   Sohbet   İletişim  
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
26 Mayıs 2012 04:23:39

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: FoRuMsN.CoM sitemize hoş geldiniz... Umarız hoş vakit geçirirsiniz...



Ana SayfaAna Sayfa ForumForum YardımYardım AraAra OyunOyun Giriş YapGiriş Yap KayıtKayıt
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım Atatürk Köşesi, Eğitim Dünyası ve Genel Kültür Türk ve Dünya Tarihi Konu: Osmanlı Zamanındaki Katliamlar
Konu Bilgileri
KonuOsmanlı Zamanındaki Katliamlar | (Basit Görünüm)
Yanıtlar6
Okunma Sayısı5167 defa
Konuyu İnceleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Bu konu henüz derecelendirilmemiş!
Bu konuyu derecelendirmediniz. Derece Seç:
Gönderen Konu: Osmanlı Zamanındaki Katliamlar
 
muhalefet13
| Süper Üye |
****

Avatar seçmemişsiniz düzenlemek için tıklayın.


Offline Offline

Karizma 54

Teşekkür
-Edilen: 65
-Alınan: 88

Üye No: 8088
Cinsiyet: Bayan
Yaş: 23
Burç: İkizler
Takım: Diğer
Ruh Hali: Mutsuz Üzgün
Mesaj Sayısı: 693
Konu Sayısı: 138
Yer: ......

*=Korkulu Sonlar Sonsuz Korkulardan İyidir=*


 Stats





 Sonraki Seviye:
 78.6% ( 393 / 500 )


« : 27 Temmuz 2007 16:31:23 »


Tarih boyunca hep Osmanlı imparatorluğunu iyi tanıdık.ancak madalyonun öbür yüzü de var...

KAYNAKLAR,BELGELER:
okuyacağınız bütün metinler aşagıdaki kaynaklardan alınmıştır.
1) Reşat Ekrem Koçu, OsmanlıPadişahları S. 270

2) Alponse deLamartine, OsmanlıTarihi C. 2. S. 593.

3) Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katl s. 193

4) Reşat Ekrem Koçu, OsmanlıPadişahları s. 184

5) Alponse de Lamartine, Osmanlı Tarihi C. 1. S. 364.

6) Pr. Dr. Ahmet Mumcu. Osmanlı Devletinde Siyaseten Katl. S. 196

7) Pr. Dr. Ahmet Mumcu. Osmanlı Devletinde Siyaseten Katl. S. 192

Karizmatik Alponse deLamartine, OsmanlıTarihi S. 1. S. 451

9) Pr. Ahmet Mumcu, a.g.e. S. 197

10) Alponse de Lamartine. a.g.e c.2.S.553

11) Reşat Ekrem Koçu. a.g.e. S. 175-176

aşagıda okuyacagınız yazılar yukardaki kitaplardan alıntıdır...

1-Osmanlı İşkenceleri:

1- osmanlı döneminde idam edilecek adamın yanı başında bir sac hazırlanır ve bu sac allttan verilen ateşle iyice kızdırılır...kafası kesilen adamın kafasını kestikten hemen sonra bu saca bastırılır...sıcaktan dolayı kan beyinde 2 saniye kadar dolaşacağı için adama yerde duran cansız bedeni son defa gösterilir...

2- suçlunun derisini yüzüp denize atılır...(acıyı tahmin edin artık)

3- suçlu güneşin altına ellerinden bağlı bi şekilde yatırılır...suçlunun saçları kazınıp kafasına deve derisi geçirilir...deve derisi güneşte küçülüp suçlunun kafasına yapışır ve adamın bütün derisi yukarıya dogru çekilir..

4- suçlunun sığabileceği bir çukur kazılır ve suçluya tıkabasa yemek yedirilir...dışkısını da o çukura yapmak zorunda kalan adam bir süre sonra dışkılarının bedenini çürütmesiyle ölür...

2-Yavuz Selim'in tahta çıkışı
24 Nisan 1512: Yavuz Sultan Selim Han, 9. Osmanlı
İmparatoru olarak tahta geçti.
Yavuz Selim 10 Ekim 1470 günü doğdu.
Babası 8.Osmanlı Sultani 2. Bayezid, annesi
Dul kadir oğulları Beyliğinden Gülbahar Hatun'dur.
Yavuz 3 kardeşten en küçüğü olmasana rağmen atik davranarak
Ağabeyleri Korkut ve Ahmet’i, çocukları ile birlikte öldürerek onların cesetlerine basarak tahta çaktı.
'Çok sert ve korkusuz olduğu için kendisine Yavuz denir.

3-Osmanlı katliamları
Osmanlı tarihini iyi bilmek geçmişten ders çıkarıp gelecek için çıkarsama yapmak açısından önemlidir. Osmanlı tarihi ile ilgili çok sayıda yazılmış eser var. Belkide başka bir konuda bu kadar yoktur. Ama buna karşın ısrarlı bir bilgisizlik her toplumsal kesimde devam etmektedir. Tabi bilgisizliğin hakim olduğu bir konuda bazı kesimler terim yerinde ise adeta istedikleri gibi at oynatmaktadırlar.” “Ak’ı “kara”, “kara”yı “ak” olarak anlatabilmektedirler. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nun “hoşgörüsünü” bugün bile bir çok yönetime örnek göstermektedirler. Örnek alınması gereken bir yönetim biçimi olarak savunmaktadırlar. Hatta bugünkü bir çok sorunumuzun kaynağının “Osmanlı” gibi yönetilmediğimizden kaynaklandığını yazıp söylemektedirler. O halde bizde bu yazıda projektörlerimizi birazcık “Osmanlı” üstüne çevirelim.

Bu konuda ilk tanığımız Osmanlı tarihi uzmanlarımızdan Reşat Ekrem Koçu anlatıyor.
…Hacı İbrahim Ağa, sonra hazine kethudasını çağırdı. Ayak divanına vardı, babüssade önüne tahtı çıkar!.. Dedi.” tahta çıkınca kızlarağası Ali Ağa da hasodabaşı ile beraber Şehzade Süleyman’ın Saray’da şimsirlik denilen yerde mahpus olduğu odaya gitti.

Şehzade gelenlerin idamına geldiklerini sanarak çok korktu, çıkmadı. Kızlarağası: –Benim şevkatli padişahım, korkmayın, vAllah, billah zarar kasdine gelmedim. Cümle vüzera, ulema ve ocaklı kulların sizi padişah yaptılar. Tahta çıktı sizi beklerler der ama Şehzade Süleyman buna inanmaz. O, kendisini idam için alacaklarını ve rahat gitmesi için yalan söylediklerini sanar ve gelenlere, -Eğer izalemiz emir olundu ise şöyle iki rekat namaz kılayım. Sonra emri yerine getirin der, ve ekler Çocukluğuğdanberi kırkyıldır hapis çekerim. Her gün ölmeden ise bir gün ölmek yeğdir!.. Bir can için ne bu çektiğimiz korku!.., diyerek ağlamaya başlar. Gerçekten tahta oturup padişah olacağına değil. Öldürüleceğini sanarak ağlıyor. Ardından kızlarağası söylediklerinin inandırıcı olduğunu göstermek için padişahın ayağını öperek, Haşa, size bir kasd yok, taht kurulmuş cümle kulların sizi bekler der.

Aynı odada tutuklu bulunan Şehzade Süleyman’ın küçük kardeşi Sultan Ahmet’de, buyurun korkmayın der. Tam kırk yıldır hapishanede ölümü bekleyen Şehzade Süleyman’ın üstü başıda sefildir. SadeceŞehzadeliğine dair sırtında kırmızı atlas entari, ayağında tombak vardır. Kızlarağası kendi erkan kürklerinden menenvi çuhaya kaplı bir samur kürkü getirip entari üstüne giydirip. Koltuğuna girerek tazim ile safa köşküne çıkarır. Havuz boşunda tahta oturur. Tahta oturunca, Silahtar Ağa ile Hasodalılar tarafından yeni padişah karşılanır. Safa Köşkünden arz odasına giderken karanlık bir yer olan arsanhaneden geçerler. Orada; –Beni buradan öldüreceksiniz? der. Henüz padişah olacağına inanmamıştır. Kızlarağası; –Behey efendim, niçin böyle buyurursunuz, haşa ki, izaleniz emir olunmuş ola. Tahta oturmaya gidersiniz. İşte Kapuağası da kapu oğlanları ile istikbalinize gelmişler! deyip inandırmaya çalışır.”

Osmanlı’da Şehzadeler yani Padişahların oğulları ister Saray’da normal hayatını yaşasın isterse Saray’da hücrede yaşasın. Onlar tahttaki padişah için patansiyel olarak sürgit bir tehdit oluşturuyordu. Bu nedenle padişah rahat uyumak için ailedeki tüm erkekleri yani kardeşleri ve oğulları zaptı-rapt altında tutması gerekiyordu. Bununda yolu; ya imparatorluğun uzak eyaletlerine şehzade olarak göndermek yada yanıbaşında zindanda güvenlik içinde korumaktan geçiyor.

Bu yaşam biçimi bir çok şehzade’nin akli dengesini bozmuştur. Deli İbrahim bunlardan biri idi.

Bakın bu gel-gitlerdeSultan Mustafa’nın durumunu Osmanlı tarihçisi, Lamartin(2) nasıl yazıyor” “Dengesiz Padişah yine cariyeleri, annesi ve sütannesi ile sarayın kuytu bir dairesine kapatıldı. Bir kaç gün içinde tahta çıkıp indirildiğini bile anlayacak kadar zekası yoktu. Bütün olaylar sürerken gerek vezirlerin gelip elini öpmesini, gerek kapatıldığı dairenin demir parmaklıklarını aynı ilgisizlikle gülümseyerek izliyordu.”

Taht kavgaları Fatih Sultan Mehmet dönemine dek rakipler yeri ve zamanı gelince gelenek gereğince bir oldu bitti ile hallediliyordu. Bu gelenek siyasi tarihimize siyasetle iktidar için oynayanların 2 gömleği vardır. Bunlardan biri bayramlıktır diğeri ise idamlıktır. Tahta oturulursa bayramlık gömlek giyilir. Taht kaybedilirse, idamlık gömlek giyilir.

Fatih Sultan Mehmet’ten sonra taht için potansiyel tehlike oluşturan kişiler artık Fatih Kanunnamesi(3) gereğince; “Ve her kimseye evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşlarını nizamı-alem için katletmek münasiptir. Elsen ulema dahi tevciv etmiştir, anında amil olarak” Kanunen öldürülebiliyor.

1617 yılında Osmanlı Tahtı’na padişah olarak 2 kez oturan ve toplam 1,5 yıl padişahlık yapan 1. Mustafa için ise Reşat Ekrem şöyle yazıyor.”(4) “… yirmi beş yaşındaki birinciMustafa erken bunamış delikanlı bir deliydi. Kaybettiği yalnız akli dengesi değildi. Kafeste iken zaman zaman yanına konan kızların hepsi ondan bakire olarak çıkmışlardı. Dimağında hatıra ve bilgi adına hiç bir nakış yoktu. Adını bile güç hatırlıyordu. Yakışıklı bir vücut yapısına ve dilber bir yüze sahipti. Buğday Denizli koyu kumral saçlı ve sakallıydı. Kalabalıktan ve sesten ürküyordu… Hiç konuşmuyordu. Ağzından ender olarak; “gel-git. Al-ver, ekmek-su” gibi iki heceli emirler çıkıyordu. Yüzü donmuş bir taş gibiydi. Hüzün, elem, ıstırap, zevk, haz çizgileri yoktu.”

1. Mustafa’yı da taht kavgası bu hale getirmiş. Tarihimizde Deli İbrahim diye geçen Sultan İbrahim; 1640-1648 yılları arasında Osmanlı Tahtı’na oturmuş 8 yıl 6 ay padişahlık yapmıştır. Hareminde 500’ü aşkın cariyesi olan Sultan İbrahim, çok şevdiği Ermeni Cariyesine tımar olarak Şam Eyaletinin gelinini vermiş. Bu duruma çok kızan Kösem Sultan Ermeni Haseki’yi Saray’da verdiği bir eğlencede Haremağalarına boğdurup Padişah’a da; çok fazla yemekten dolayı çatladığını söyler.

Deli İbrahim ayrıca; kendine eğlendirerek soytarılık yapan Ahmet adındaki bir çingeneyi yeniçeri ağalığına, Rum Musluoğlu’nu kendini iyi eğlendirdi diye, kaptanı deryalığa, haremindeki yedi kadını haseki sultan mertebesine çıkarır. Cariyelerinin gideri bir eyaletin geliri ile zor karşılanıyor.

Bakın Yavuz Sultan Selim Taht Kavgası’nda kuzenlerini nasıl etkisiz hale getiriyor” “ellerinde yay kirişleri bulunan beş çavuş padişahın işareti üzerine çocukları öldürmek için içeri girdi. Cellatları gören çocuklar dehşete kapıldılar. Fakat soylu davranarak zaaf göstermediler. Yalnız dokuz yaşındaolan en küçükleri cellatların ayaklarına kapanarak gözyaşları içinde yaşamının bağışlanmasını padişahın hizmetinde basit bir kişi gibi çılışacağını söyledi. O da ötekiler gibi Sultan Selim’in gözü önünde boğuldu.”

Düşünebiliyor musunuz? Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim Tahta çıkarken saltanatı uğruna aile çevresinde kendisine rakip olacak tüm erkekleri öldürtüyor. Bu öldürmelerin başında; babası 2. Beyazıt’a söz verdiği halde sözünü tutmayarak yaptığı kardeş katliamıdır.

“İlk önce daha önce ölmüş bulunan kardeşleri Şehinşah, Alemşah veMahmut’un oğulları olan Mehmet, Musa, Emin, Orhan ve Osman’ı boğdurttu. (1513) Sonra büyük ağabeyi Korkut’un saltanat isteği olup olmadığını kontrol etti. Bu isteğin varlığını hissettiği an onu da katlettirdi. (1512) Ahmet’e yaptığı Yenişehir savaşını kazandıktan sonra O’nu da boğdurttu. (1513)(6)

Bu geleneği kanunlaştıran İstanbul’un Fatihi Fatih Sultan Mehmet’in sicilinde ise; “Fatih tahta çıkar çıkmaz kundakta bir çocuk olan kardeşi Ahmet’i derhal boğdurarak” diye yazar.(7)

Taht için kardeşini, oğlunu, babasını ve ailedeki tüm erkek çocukları katleden Yavuz S. Selim’in yaptığı toplumsal katliamlarını örneğin OsmanlıTahtı için Safevi Türkmen devleti Şahı’nı destekliyorlar diye Alevi Türkmenleri neden öldürüldüğünü anlamakta güçlük çekilmemelidir. Osmanlı Tahtı için bunlar yapılabiliyordu.

İnsanlık tarihinde daha doğrusu canlılar aleminde her soy devamının sürmesini ister. Bu insanlık tarihi için de hayvanlar tarihinde de böyledir. İnsanlar tarih boyunca kendi soylarının çocukları kanalı ile sürdürmeğe çalışırlar. Ve onları ellerindeki en iyi olanaklarla yetiştirmeye çalışırlar. Bu durum hayvanlar alemi içinde böyledir. Gerek memeliler gerek yumurta ile üreyen canlılar yavrularını binbir özenle yetiştirmeye çalışırlar. İnsanlar gelecekte kendi yerleri için çocuklarını hazırlarlar. Bunu büyük bir önemle ve zevkle kendi varlık nedenleri olarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Ama Osmanlı Padişahları için bu insanlık kuralı geçerli, değil. Onlar kendi tahtaları için kendi çocuklarını bile tehlikeli görüyor ve derhal en acımasız yöntemlerle bunları katlediyorlar. Kanuni Sultan Süleyman; devri saltanatı için oğlunu bile öldüren ne ilk Osmanlı Padişah nede son Osmanlı Padişahı’dır. Bırakalım insanlık alemini hayvanlar aleminde bile hiç görülmeyen bu özellik acaba nasıl oluşmuş.

Osmanlı Tarihi’nde bazılarının, “İki Cihan Padişahı” dediği Kanuni Sultan Süleyman bakın oğlunu hem öldürtüyor. Hem de bizzat seyrediyor. Cellatlar kendine yalan söylemesin diye.

“…otağın ikinci bölümüne geçti. Babasının kollarını açarak kendisini karşılayacağını beklerken donuk bir sessizlikle karşılaştı. Divan bölümüne geçmekte duraksadı. Birden divan bölümünü ayıran perde açıldı ve babası yerine sarayda idamları yerine getiren yedi dilsizin uğursuz yüzleriyle karşılaştı. Genç Şehzadenin üzerine atılan cellatlar genellikle bu işler için kullandıkları yay kirişini boynuna geçirdiler. Suçsuzluğu, hayreti, umudunun kırılması cezanın verdiği dehşet gençliğinin gücü ile birleşince ŞEHZADEMUSTAFA boynuna geçirilen kirişi koparttı. Cellatların kollarından kurtuldu. Ayaklarına yapışan dilsizleri çavuşların bulunduğu bölüme kadar sürükledi.

Bir yandan babasını öte yandan Padişah’ın çadırının çevresinde toplanmış olan yeniçerileri yardıma çağırıyordu. Askerler tarafından duyulacak olan Şehzade Mustafa’nın sesi idam olayını birden tahta çağırma olayına dönüştürebilirdi. Bu ölüm kalım mücadelesinin o zamana kadar sessiz tanığı olan Kanuni Sultan Süleyman; arkasına gizlendiği perdeyi araladı.Dilsizlere bir göz atarak başarısızlıklarının ölümle cezalandıracağını belirtmek istedi. İnsafsız bakışlı babasını gören Mustafa, bir an kendisini savunmayı unuttu. İşte o anda boğularak cellatların ayaklarının altına cansız düştü ve perde babasının arkasından kapandı.”(Karizmatik

Bu satırları nasıl okuduğumu nasıl yazdığımı anlatamam. Bu olay insan hatta hayvan organizmasına aykırı bir olay. Böyle bir davranışın yeri herhalde tedavi merkezleridir. Ama maalesef Osmanlı Tarihi’nde en uzun Padişahlık dönemi olmuş bir padişah bunu yapıyor. Yani, öz oğlunu Tahtı için dilsiz cellatlara katlediyor. Ve bazı insanlık bu Padişah’tan insanlığa yararlı şeyler yapacağını bekliyor. Sanırım bazı şeyleri anlatmakta söz, kelimeler, yazı yetersiz kalıyor. Osmanlı Tarihi’ndeki bu kişiliğe bugün bazı kişiler kalkıp “övgü” diziyorsa insanlık damarımızın hayli tahrip edildiğini adeta gen değişimi yaşandığını düşünüyorum.

Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra Osmanlı Tahtı’na oturanların konumuz ile ilgili özelliklerini de bu yazıda yazmazsak kendilerine haksızlık etmiş sayılırız.

III. Murat, Tahta çıkar çıkmaz; “İstanbul’a gelen 3. Murat, cülus eder etmez beş erkek kardeşini derhal katlettirmiştir.”(9)

III. Mehmet’e Osmanlı Taht sevdası “19 erkek kardeşini öldürttü”. Beşikteki ve olgun yaştaki tam on dokuz kardeş saray topunun babalarının ölümü ilyanını vermesi ile kendi idamlarının hükmünü duymuş oldular… Büyük kıyım dramı görevli dilsizlerin yankılamnmayan cinayetleri içinde gömülü kalmıştı. Devletin işlediği cinayetlerde sessizlik gerekir. Onun içindirki Doğu İmparatorlukları’nda cellat olanların dilleri kesilir. Gecelik idamlar ancak ertesi gün taht salonunda yığılmış ondokuz cesetle ortaya çıktı. Ve hepsi babalarının gömüldüğü “caminin yanında toprağa verildi.”(10)

Tahta oturan 3. Mehmet’in ilk işi; damarlarında aynı kanı taşıdığı kardeşlerini yani Şehzadeleri öldürtmek oldu. Babası 3. Murat’ın eşlerinden ve Saray’ındaki sayısız cariyelerinden yüz iki çocuğu vardı. Öldüğü zaman sarayda yirmi yedi kızı, yirmi oğlu yaşıyordu. Osmanlı İmparatorluğu yasası yani Fatih Kanunnamesi kızlara oğullarının öldürülmesi koşulu ile yaşamalarına izin veriyordu.

19 kardeşini öldürdükten sonra Taht için rahatlayan 3. Mehmet ardından 21 yaşındaki oğlu Şehzade Mahmut’u öldürttü: “haziran ayının 7’si cumartesi günüydü. Şehzade Mahmut’un sabah namazı vakti yatağından gecelik entarisi ile yalın ayak başı açık olarak boğdular.”(11)

Osmanlı Tahtı için kardeş, oğul katliamları bununlada bitmedi. 2. Osman Taht için Şehzade Mehmet’i katletti. 4. Murat üç kardeşi, Beyazıt, Süleyman ve Kasım’ı boğdurdu. Ve Osmanlı Tahtı’na oturan her Padişah tahtını sağlama almak için önce aile içi erkek katliamı ile işe başlamaya devam etti.
---------------------------------

alıntıdır

Logged


yağmura yağmura yürüyorum inadına inadına.......
Sponsor Bağlantı
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım
udrııl79
| Yeni Üye |
*

Avatar seçmemişsiniz düzenlemek için tıklayın.


Offline Offline

Karizma 0

Teşekkür
-Edilen: 0
-Alınan: 0

Üye No: 13559
Cinsiyet: Bay
Yaş: 32
Mesaj Sayısı: 4
Konu Sayısı: 0
Yer: ist


 Stats





 Sonraki Seviye:
 8% ( 4 / 50 )


« Yanıtla #1 : 30 Ağustos 2007 19:23:40 »

BUNE YA KABUS GİBİ. TABİ HER ŞEY GÜLLÜK GÜLÜSTANLIK DEĞİL

Logged
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım
Leyl-i Lal
Süper Moderatör
*



Offline Offline

Karizma 494

Teşekkür
-Edilen: 292
-Alınan: 290

Üye No: 7437
Cinsiyet: Bayan
Yaş: 27
Burç: Belirtilmemiş
Takım: Diğer
Ruh Hali: Olgun Gülümseme
Mesaj Sayısı: 2833
Konu Sayısı: 883
Yer: Gayb-ı Mâi

!! Por Dios !! Pudor..!!


 Stats





100% Tamamlandı


« Yanıtla #2 : 31 Ağustos 2007 17:26:17 »

Bu konuyu ilk okuduğumda muhalefet13 senin açtığına inanamadım.Bilgiler çok farklı aksettirilmiş ve sanki orta çağ zamanını anlatır gibi.Kaynaklarını ve özellikle yazarlarını daha geniş bi zamanda iice araştırıcam.gelelim senin konuna:

1-Fatih Sultan mehmet kanunlaştırmış diye olaya bir başlangıç yapmışsın.Bu olayların yani şehzadelerin öldürülmesinin kararını koca imparatorluğun islam ulemalarının toplanmasıyla karar verilmiş olduğunu hatırlatayım.Fatihki sürekli olarak yabancı devlet adamlarının eline geçen kardeşi Cem sultan yüzünden çok ağır bedeller ödemiş bir padişahtır.Ve burada neredeyse cani gibi bahsettiğimiz padişah hakkında Yüce peygamber efendimizin ne güzel bir hadisi şerifi vardır unutmayın lütfen.

2- Yavuz sultan selim adını Kardeşlerini öldürdüğü için yada üzerine basarak(bu tamamen yalandır)geçtiği için değil  mısır fethederken ibn-i sina çölünü 13 günde geçtiği için almıştır.Ve bugün amerikan üniversitelerinde Yavuz Sultan Selim ibn-i sina çölünü 13 günde nasıl geçti?konusu tez olarak araştırılmaktadır. İran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi Şehzâde Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan Şehzâde Korkut ile anlaşması icab ediyordu. Yavuz'a karşı Şah İsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkışan Şehzâde Ahmed, 1513'de Bursa Yenişehir'de maslub edildi ve bağy  devlete isyan suçunun had cezası olarak idam olundu. Bu hadiseden 38 gün önce de, önceleri Yavuz'la anlaştığı ve kendisine Teke Antalya, Hamîd   Isparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyân eden diğer ağabeyi Korkut da aynı âkıbete uğramıştı

3-Kanunî Sultân Süleyman devrine şarkıyâtçı Ortalon’un söylediği şu sözlerle başlamak isterim: “Sultân Süleyman’ın eserleri bir sıraya konulsa, en alt katta muhârebeleri, onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise, kurmuş olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir”.
   Kanuni Sultan Süleyman öyle bir padişahtıki fransa onun zamanında almanya ile savaşa giriyor ve savaşta zor durumda kalınca o zamanın fransa kraliçesi kanuniden yardım istiyor.kanuni elçilerini yolluyor ve diyorki;benden yardım istemişsiniz,duydumki adına dans dediğiniz kadınlı erkekli içiçe olduğunuz yeni bir adet çıkarmışsınız,derhal yasaklanacak.şimdi bu yazıları okuyan ve azıcık dini bilgiye sahip olan insan buradaki o yüce dini duyguları çok rahat kavrayabilir.(Burada bunun tartışmasına bile girmem olayın derinliğini bilmek isteyen gidip bir hocaya sorsun)Ve bu bildiri üzerine fransada 100 yıl dans yasaklandı.EE bu kadar dinine bağlı bir insanı nasıl gözümüzde cani olarak görebiliriz sorarım size..


      Hiç bir şehzade yaşamı boyunca burada anlatılan giibi tahta veyahut mezara girene kadar hapislerde tutulmamışlardır.Bir kaçı hariç.Hepsine sancaklar verilmiş küçük yaşlarda çok ciddi eğitimlerden geçmişlerdir.Elbette bazen Çok ciddi hatalar yapılmıştır.Tıpkı III.Mehmed in kardeşlerini öldürmesi gibi.Kendi çıkarını düşünerek yaptığı ve yanlış bilgilendirmeler olduğu için.
   
    Bakın din olarak bir kıstasımız var kabul ediyor5uz bunu;bir adamı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir.
   ama ne varki devlet yönetinmi çok farklı bir durumdur ve bir çok devlet taht kavgası yüzünden birbirlerini öldürmüş ve yokolmuşlardır.
   Osmanlı imparatorluğu 600 sene dünyaya hükmetmiştir ve gittiği yere adalet götürmüştür.Bu konu için o zamanın en alim ulemaları toplanmış ve karar almışlardır ve bu kararı onayan Peygamberimizin hadisiyle onurlanmış bir Padişah Fatih Sultan Mehmed onay vermiştirDevlet işine duygusallık girmez ve ciddi bir tecrübe ister. Ve hiçbir şehzade (III.Mehmed dönemi hariç)boşuna öldürülmemiştir.Bütün şehzadeler hep Çok önemli yerlerde sancaklar almışlar ve buraları yönetmişlerdir.Öldürülenlerin bir çoğu isyan ettiği için Osmanlı imparatorluğuna Sınır devletlerle iş birliği yaparak ordularla Savaşa Galebe ettiği için öldürülmüştür.
   Lütfen her okuduğunuz kaynağı bu doğrudur diye kabul edip buraya aktarmayınız,kendi tarihinizi inceleyiniz biraz.Bugün yalan bilgilerle dolu bir çok kaynak var bütün dünya ülkerinde bunlardan vardır,Uzman diye kabul edilen öyle insanlar vardırki geçmişte bugün bilgilerinin ne kadar yalan olduğu ortaya çıkan şahıslar.Eğer her okuduğumuz kaynak doğru kabul edilseydi bugün ülkemin yarısı başkalarına aitti. Bu sözlerimi ciddiye alırsanız sevinirim...

« Son Düzenleme: 28 Kasım 2007 17:27:18 Gönderen: ayca_ » Logged

       
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım
muhalefet13
| Süper Üye |
****

Avatar seçmemişsiniz düzenlemek için tıklayın.


Offline Offline

Karizma 54

Teşekkür
-Edilen: 65
-Alınan: 88

Üye No: 8088
Cinsiyet: Bayan
Yaş: 23
Burç: İkizler
Takım: Diğer
Ruh Hali: Mutsuz Üzgün
Mesaj Sayısı: 693
Konu Sayısı: 138
Yer: ......

*=Korkulu Sonlar Sonsuz Korkulardan İyidir=*


 Stats





 Sonraki Seviye:
 78.6% ( 393 / 500 )


« Yanıtla #3 : 31 Ağustos 2007 22:05:28 »

bu bana mail olarak gelmiş bir yazı bende okuduğumda inanamadım bu konuyu birkaç yerde daha okudum ve foruma koymaya karar verdim zaten inandığım için koymadım altına da özellikle alıntı olduğunu yazdım çünkü ne yalan söylüyüm tarihim çok iyi değil ben doğrudur ya da doğru değildir diye açmadım bunu ama iyiki açmışım bak en azından doğru olmadığını öğrenmiş olduk teşekkür ederim verdiğin bilgiler için
bu şekilde senin verdiğin bilgiler daha akılda kalıcı olacak eminim

Logged


yağmura yağmura yürüyorum inadına inadına.......
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım
Delidudu
| Yeni Üye |
*

Avatar seçmemişsiniz düzenlemek için tıklayın.


Offline Offline

Karizma 0

Teşekkür
-Edilen: 0
-Alınan: 0

Üye No: 23305
Cinsiyet: Bayan
Yaş: 27
Mesaj Sayısı: 1
Konu Sayısı: 0

 Stats





 Sonraki Seviye:
 2% ( 1 / 50 )


« Yanıtla #4 : 07 Ocak 2008 15:25:54 »

Yavuz Sultan Selim hakkinda bilgi edinmek isterken google arama makinasi tarafindan Yavuz Sultan Selim hakkinda asilsiz iddalarin yer aldigi bu forumdaki su üstteki yaziya yönlendirilmek çok üzücü...
Madem konuyla ilgilenilmiyor rica ederim tarihe saygi sebebiyle su iftiralarla dolu olan yaziyi siliniz..

Yoksa Yavuz Sultan Selim'i övenler anlatanlar onu muhatab alan kisiler belli kisiler.. Hz. Muhammed (sav) ona Sina çölünde rehberlik eslik eden kisiydi.. Her ne kadar bazilari hala bu zorlu çölün nasil asildigi arastirmalarina girsede..
Hz. Ali (ra) rüyasinda Ebu Bekir, Ömer ve Osman (ra)'la birlikte kendisi Mekke sehrinin anahtari konusunda müjdelemistir.. Ve daha nice alimler, neler neler..
 
O ilk Türk halifesidir.. 80 yili 8 yila sigdiran padisahtir.. Yine Osmanli topraklari kendi idaresinde 2,5 kere büyümüstür.. 25 Kürt asiretini kendi himayesine altina almistir.. Ve daha yazamadigim ve belkide bilmedigim bir çok basariya imza atmistir.. Hakkinda atip tutanlar 2-6 yaslarinda altlarina yapip gezerken kendisi ok atip kilinç kusanmaktaydi.. Siradan bir ölünün arkasindan atip tutmak bile ne kadar yanlis, kaldiki Yavuz Sultan Selim'e bu denli hakaretler yapiliabiliyor..
Gavurlarlar bile bizim tarihimizi ve devlet adamlarimizi bizden daha iyi biliyor.. Onlar bir Napolyo'nu da biliyor Yavuzu'da biliyor!

Haksizliga kesinlikle gelemem ve kimse hakkinda haksiz yere bir takim söylentiler yazilmasinada izin veremem..
Yok, iki üç niyeti fikri bozugun düsüncelerine kalmadi benim padisahim..

Alevi forumlarindan kaynagi arastirilmamis, asilsiz iddalarin yer aldigi yazilari incelemeden okumadan buraya yerlestirmeyi çok yanlis buldugum gibi ayrica sorumsuzcada buluyorum.. Bu ne bilinçsizlik, cahillik..

Aleviler Sah Ismaili yazip çizsinler.. Yavuz Sultan Selim'e insan pisligini gönderecek kadar ahlaksiz olan Sah Ismail'i öve dursunlar.. Eh oda aldi cevabini: herkes yediginden ikram eder!
Sanki günümüzdeki PKK'yi yok etme istegimiz onlarin Kürt olmasi... Bunlar teröristler Türkmen olduklari vakit bunlari bagirimiza mi basacaktik acaba???
Sah Ismail ve kendisine katilanlar Türkmen olabilir, ama onlar Türklügü hiçe sayip Osmanliyi Sunni görüp kendi dini görüslerini ön planda tutup Iranla bir olup kurulu olan Osmanli devletine karsi bir tehtid olusturuyorlarsa, bunlara karsi her türlü mücadele haktir..

Bizde Tükmeniz, ama bölücü degiliz! Devletimize ihanet edenlerden degiliz!!

« Son Düzenleme: 07 Ocak 2008 23:20:27 Gönderen: Delidudu » Logged
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım
Leyl-i Lal
Süper Moderatör
*



Offline Offline

Karizma 494

Teşekkür
-Edilen: 292
-Alınan: 290

Üye No: 7437
Cinsiyet: Bayan
Yaş: 27
Burç: Belirtilmemiş
Takım: Diğer
Ruh Hali: Olgun Gülümseme
Mesaj Sayısı: 2833
Konu Sayısı: 883
Yer: Gayb-ı Mâi

!! Por Dios !! Pudor..!!


 Stats





100% Tamamlandı


« Yanıtla #5 : 08 Ocak 2008 10:12:16 »

  Delidudu zaten bende yukarıda geniş bir şekilde bunun açıklamasını yazdım.Bende bu tip yanlışlara karşıyım ve tarihini bilmeyen milletler her zaman yokolmaya tabidir,Şu anki gençliğin bu kadar vurdumduymaz ve kendi tarihine bu kadar yabancı olması gerçekten acı verici ve utanç kaynağıdır.

Logged

       
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım
BordoBlue1967
| Yeni Üye |
*

Avatar seçmemişsiniz düzenlemek için tıklayın.


Offline Offline

Karizma 0

Teşekkür
-Edilen: 0
-Alınan: 0

Üye No: 96275
Cinsiyet: Bay
Yaş: 41
Takım: Trabzonspor
Mesaj Sayısı: 1
Konu Sayısı: 0
Yer: İSTANBUL


 Stats





 Sonraki Seviye:
 2% ( 1 / 50 )


« Yanıtla #6 : 03 Ocak 2011 14:33:47 »

Arkadaşımızın yazdıklarına birkaç ilave yapmak isterim:
Fatih Sultan Mehmet kundaktaki kardeşini boğdurtmakla kalmamış, bu işle görevlendirdiği celladı da -halkın tepkisinden çekindiği için- idam ettirmiştir. Bu şekilde halkın gözünde kendisini temize çıkarmıştır.
Kanuni, oğlu Mustafa'yı boğdurduktan sonra Mustafa'nın erkek çocuklarını (yani kendi torunlarını) da yaş farkı gözetmeksizin öldürtmüştür.

Size tarih kisvesi altında anlatılan her masala inanmayın sevgili arkadaşlar. Milliyetçi reflekslerle bazı gerçekleri red etmek yerine "tarafsız kaynaklardan" okuyup araştırırsanız daha çok bilgi sahibi olursunuz.

Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım Atatürk Köşesi, Eğitim Dünyası ve Genel Kültür Türk ve Dünya Tarihi Konu: Osmanlı Zamanındaki Katliamlar
Gitmek istediğiniz yer:  



¦All rights reserved FoRuMsN.CoM™¦ Copyright © 2005-2006 - FoRuMsN.CoM Her Hakkı Saklıdır Designed By Badboy

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF | SMF © 2006-2008, Simple Machines
SMFone design by A.M.A, ported to SMF 1.1 by Aäron.
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.143 Saniyede 40 Sorgu ile Oluşturuldu
Google'ın bu sayfayı en son ziyaret zamanı Bugün 01:17:58

FoRuMsN.CoM'a Hoşgeldiniz
Hala Üye değilmisiniz?
Üye olmak çok kolay
Hemde Ücretsiz
Üye olmak için tıklayın