|
||
| 10 YILDIR GÖREV YAPAN İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NEDEN ÖNLEM ALMADI? ANKARA'NIN SUYU İÇİN ÖNERGE VEREN İZMİRLİ VEKİLLER NEREDE? Ege'nin incisi İzmir'de büyük bir skandal yaşanıyor. Musluklardanarsenik akıyor, 3 buçuk milyon İzmirlinin sağlığı tehlikede. Göz göregöre arsenikli su içiren İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin SağlıkBakanlığı tarafından 2005 yılında uyarılmış olmasına rağmen tedbir almadığı ve arıtma tesisini kurmadığı ortaya çıktı. Daha da vahimi İzmirlilerin arsenikli su içtiklerini Ankara BüyükşehirBelediye Başkanı Melih Gökçek'ten öğrenmiş olması. Ankara'nın suskandalı üzerine önerge veren İzmirli milletvekillerinin kendimemleketlerinin suyu söz konusu olunca aynı hassasiyeti göstermemeleri de ayrı bir tartışma konusu. İzmir'de parası olan vatandaş damacana su alarak eziyet çekiyor, dar gelirli vatandaşın durumu ise daha da içler acısı. Su istasyonlarında yaz sıcağında uzun kuyruklar oluşuyor. 3 buçukmilyon vatandaşımızın çilesi medyada nedense Bodrum'da bronzlaşan ünlüler kadar bile yer bulmuyor. HABERTURK.COM İzmir'de arsenikli su skandalını tüm boyutlarıylaaraştırdı. Geçen yaz Ankara'nın su sorunun üzerine nasıl gittiysek, şimdi de İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni mercek altına alıyoruz. TAYLAND'DA ÇİÇEK FUARINI KAÇIRMAYAN BELEDİYE MUSLUKLARDAN AKAN ZEHİRİ FARKETMEDİ Mİ? İzmir'in musluklarından arsenikli su aktığı Ankara ile İzmir BüyükşehirBelediyeleri arasında tartışma yaşanmasıyla ortaya çıktı. İzmir'de yıllardır arsenikli su içirilmiş olabileceğini iddia edenMelih Gökçek kanser vakalarında artış olup olmadığının araştırılmasını istedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise Gökçek'iniddiası üzerine sorunun son 2 aydır yaşandığını ve iki kuyunun kapatıldığını açıkladı. Türkiye’de 1 Ocak 2007 tarihine kadar sulardaki arsenik sınır değeri metreküpte 50 mikrogramdı. 2007’den itibaren Dünya Sağlık Örgütü’nün metreküpte 10 mikrogram olan sınır değeri benimsendi. İzmir’deyse haziran ayında Göksu’da 59, Sarıkız’da 32 mikrogram arsenik bulununca bu kuyular kapatıldı. Ancak artan susuzluk sorunu üzerine Büyükşehir Belediyesi, ‘Kullanınama içmeyin’ uyarısıyla yeniden bu kuyulardan su vermeye başladı. Halkı uyarmayan Akçakoca siyasi sorunlar yaşadığını, hükümetten destek bulamadığı için gerekli yatırımları yapamadığını söylüyor. KOCAOĞLU: "ÇED RAPORUNU BİR AN ÖNCE VERSİNLER" HABERTURK.COM'a konuşan Aziz Kocaoğlu "Çevre ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı'nın su konusunda izlediği politika bizlerin önünü açmıyor" dedi. İzmir'e yeni su kaynakları sağlayacak orta vadeli projeler arasında gösterilen Çamlı, Bostanlı, Değirmendere ve Gördes barajlarına ilişkin hükümetten destek beklediklerini söyleyen Kocaoğlu, "Çamlı Barajı için ÇED raporu ile Hazine ve Orman arazi tahsislerinin bir an önce verilmesi, İzmir'in geleceği için büyük önem taşıyor" diye konuştu. Kocaoğlu, yeni kurulan arıtma tesisinin de Aralık ayında devreye gireceğini sözlerine ekledi. "SAĞLIK BAKANLIĞI SADECE BİZİ UYARMADI" CHP İzmir milletvekillerinin de sorunla yakından ilgilendiklerini ifade eden Kocaoğlu, 'Neden bugüne kadar tedbir alınmadı?' sorusuna şu yanıtı verdi: "2005 yılında Sağlık Bakanlığı sadece bizi değil birçok ili uyardı. O dönemlerde arsenik oranı Dünya Sağlık örgütü'nün belirlediği oranların altındaydı. 2005 yılından itibaren bu oran 50 miligramdan 10 miligrama kadar çekildi. 2008 Haziran ayına kadar İzmir suyunda arsenik oranları normal seviyedeydi. Artış görmeye başladığımızda biz de tedbir almaya başladık. Durumun bu noktaya gelmesinin en önemli nedeni ise barajlardaki su miktarının hızlı bir şekilde azalması." Peki olayın ortaya çıkmasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi hangi tedbirleri aldı? Koçaoğlu alınan tedbirleri şöyle sıraladı: KOCAOĞLU: ARITMA İÇİN 15 MİLYON EURO BÜTÇE AYIRDIK "Öncelikle arsenik değerleri standardın üzerinde görülen kuzeydeki Göksu ve Sarıkız kuyularını kapattık. Ardından hemen arsenik arıtması çalışmalarına başladık. Ancak İzmir'in içme suyu ihtiyacının yüzde 40'ını sağlayan bu kuyuların 'geçici bir süre için de olsa' kapatılması, takdir edersiniz ki, su dağıtımımızda ciddi sıkıntılara yol açtı. Bu süreçte Tahtalı'dan kente verilen su miktarını artırarak mevcut 3 pompamızı da 24 saat aralıksız çalıştırmaya başladık. Ayrıca Petkim yönetimiyle de anlaşarak Güzelhisar Barajı'ndan İzmir'e 600 litre/saniyelik ilave su verdik. Göksu ve Sarıkız kuyularına kurulacak paket arıtma tesisinin ihale sürecini tamamlayarak sözleşmesini ve yer teslimi yaptık. İhaleyi alan Türk-İtalyan ortak girişim grubu, çalışmalara hemen başladı. Menemen ve Halkapınar kuyuları için paket arıtma tesisi ihalesini de geçtiğimiz günlerde tamamladık. Sözleşmenin imzalanmasının ardından bu arıtma için de süratle çalışmalara başlanacak. 3 ay içinde hem Göksu ve Sarıkız hem de Menemen ve Halkapınar arıtmalarının ilk etaplarını tamamlamış olacağız. İzmir'i sağlıklı suya kavuşturacak bu arıtmalar için ayırdığımız bütçe 15 milyon euro civarında." AKP İL BAŞKANI ŞENGÜL: "TEDBİR ALMADILAR, ŞİMDİ HÜKÜMETE YIKMAYA ÇALIŞIYORLAR" HABERTURK.COM'un sorularını yanıtlayan AK Parti İzmir İl Başkanı AydınŞengül ise zamamında tedbir alınmadığı için yaşanan sorunun hükümetinüzerine yıkılmak istendiğini belirterek, "Çamlı, Değirmendere ve Bostanlı barajlarında toplam 30 milyon ton su var ve bu su İzmir'in sadece 1.5 aylık ihtiyacını karşılar. Yani su sorunun çözmez" dedi. Belediyenin bu projeleri öne sürerek halktan gelecek tepkileri hafifletmeye çalıştığın söyleyen Şengül, "Çamlı'da hiçbir akar yok yağmur sularına güveniyorlar. Zaten yağmur yağsa diğer barajlar dolar. Bugün barajın temeli atılsa bile 4 yıl sürer. 4 yıl içerisinde İzmir halkı ne olacak? Halk yanıltılıyor" diye konuştu. ÇED raporu verilmediği için yatırımların engellenmesi konusunda da doğru bilgilendirme yapılmadığını öne sürenAydın Şengül, ÇED raporu içini AKP İl Başkanı olarak devreye girdiğinivurguladı. ŞENGÜL: "ÇED RAPORU İÇİN GEREKEN EVRAKLARI TAM VERMEMİŞLER" "Öğrendiğim kadarıyla raporu alabilmek için gereken evraklar tam olarak verilmiyormuş" diye konuşan Şengül açıklamalarına şöyle devam etti: "4 yıldır bütün dünya küresel ısınmadan bahsediyor. Ve İzmir 4 yıldır hiçbir şey yapmamış bu konuda. Son bir yıldır şehri pankartlarla donattılar 2040 yılına kadar şehrin problemlerini çözdük diye afiş ve pankartlar astılar, ama hiçbir yatırım yapmadılar." "KAÇAK ORANI YÜZDE 47" İzmir'de altyapı yatırımları yapılmadığı için kayıp kaçak oranın yüzde 47 olduğunu belirten Aydın Şengül, hiçbir büyük şehirde böyle bir oran olmadığını belirterek, "Bu rakam yüzde 25'e çekilse yıllık 60 milyon ton tasarruf demektir ki, o zaman baraj yapmanıza bile gerek kalmaz. Tahtalı barajında 43 milyon metreküp su var. Ama baraj suları çekildiği için pompalama sistemi çalışmıyor. Küçük bir yatırımla barajın ortasına doğru yeni bir sistem kurulsa en azından 1.5 aylık su sorunu çözülür. DSİ İzmir Bölge Müdürlüğü bedava pompa vermeye hazır. Ama belediyenin bu konuda bir talebi yok." ANKARA İÇİN ÖNERGE VEREN VEKİLLER NEREDE? İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, İzmirli vekiller de konuyla ilgileniyor diyor ama 5 vekilin Ankara için gösterdiği takdir-i şayan çabayı kendi seçim bölgeleri için de gösterdiklerinikabul etmek zor. 5 vekil söz konusu Ankara iken konuyu Meclis gündemine kadar taşımış, Ankaralıların çektikleri çileyi televizyon kanallarında uzun uzun anlatmışlardı. İzmir milletvekili nerede? İzmir halkı için ne yaptılar? CHP İZMİR MİLLETVEKİLİ ERSİN: "BARAJ YATIRIMLARI ENGELLENDİ" CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ise belediyenin su sıkıntısınıönceden tespit etmesine rağmen baraj yatırımlarının engellendiğini dilegetirdi. Ersin, “2006-20011 strateji planında Çamlı ve Menderes’te bir barajprogramı gündeme alındı. Ancak ne Maliye Bakanlığı ve ne de ÇevreBakanlığı buna izin vermiyor” dedi. Çevre Bakanlığı’nın 1970 yılında hazırlananDSİ İçme Suyu Master Planı’na göre ‘İzmir’in gelecekte su ihtiyacı yok’ denildiğini belirten Eresin şöyle konuştu: “Yeraltı suları azalıncakuyulardaki normal arsenik miktarında bir miktara yükselme oldu.İzmir’in baraja ihtiyacı var. İzmir’de yaşanan susuzluğu herkes biliyor.İzmir’de son dönemlerde küresel ısınmanı getirdiği olumsuzluk nedeniylebir yükselme var. Arsenik tartışması kuyuların devreye girmesiyle ortayaçıktı. Dolayıyla daha önce böyle bir problem olmadığı için belediye de arıtma tesisi kurmaya gerek görmemiş. Maliyeti ne olursa olsun buna birçözüm bulunması lazım. Genel Başkanımız Deniz Baykal İzmir’e geldiğinde belediye başkanı ile görüştü ve çok kısa sürede tesislerin kurulacağı bilgisini aldı.” ERSİN: "SAĞLIK BAKANLIĞI SU BİLGİLERİNİ GİZLİYOR" İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Sağlık Bakanlığı’nın 81 ille ilgili subilgilerini gizlediğini de belirterek, “Ben bakanlıktan talep ettim bana bu bilgiyi vermediler. Her ilin bilgisi önceden açıklansın ve halk bilgilensin” diye konuştu. İHALE YENİ YAPILDI Aziz Koçaoğlu ve CHP İzmir milletvekilleri sorunun siyasi olduğunu ve tasarlanan barajlara izin verilmediği için İzmir halkının sıkıntı yaşadığını öne sürüyor. Ancak uzmanlar 7 Temmuz’da gündeme gelmesine rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaz başında kuyuları devreye soktuğu ve halkı da bu konuda uyarmadığını belirtiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz hafta 11 milyon euroluk arıtma tesisi ihalesi açması da tepkilere neden oluyor. Yatırımlar bugün başlasa bile ancak bir yılda tamamlanacağı öne sürülüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ise yatırımların 4 ay da tamamlanacağını iddia ediyor. Uzmanlar, bu kadar kısa sürede yapılsa bile bu süre içerisinde halkın su ihtiyacını karşılamakta zorlanacağını ve insan sağlığının tehlikede olduğunu vurguluyor. İSTANBUL DA HÜKÜMETTEN DESTEK ALMIYOR İzmirli yerel yönetici ve CHP milletvekilleri durumu ısrarla siyasi bir linç olarak değerlendirirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise “İstanbul su tedarikini yaparken hükümetten yardım almıyor, yeterli arıtma tesisimiz var. Tüm yatırımlarımızı kendi kaynaklarımızlayapıyoruz. Herkes hazır su alamaz, damacana su alamaz” dedi. İZMİR TABİPLER ODASI BAŞKANI KAPTAN: "BELEDİYE HALKI UYARMAKTA GEÇ KALDI" HABERTURK.COM'a konuşan İzmir Tabipler odası Başkanı Doktor Suat Kaptan ise “Dünya sağlık örgütü arsenik değerlerini kilogramda 50 mikrogram olarak belirlemişti. Bu oran 20 mikrograma daha sonra da 10 mikrograma düşürdü” dedi. İzmir’in her bölgesinde oranların farklı olduğunu belirten Kaptan, “Belediye halkı uyarmakta geç kaldı. En azından kuyular devreye girdiğinde içme suyu konusunda halk uyarılmalıydı. Tabii uyarmak yetmez içme suyuna da kolaylık sağlamak gerekiyor” diye konuştu. Doktor Kaptan, yerel yönetimlerin halkın temiz su ihtiyacını da karşılamasıgerektiğini belirterek, şu noktalara dikkat çekti: “Ne şekilde olursa olsun belediye halkın içme suyunu temin etmek durumda. Olayın birinci boyutu bu. İkinci boyutu ise insanları paniğe sürükleyecek açıklamalar ki bunlar çok tehlikeli. Bu su İzmir’de kanser patlamasıyaşatır demek doğru değil. Bir sağlık sorunu yaşatır ama kanser sorunu yaratmaz. ‘Kanser yapar’ dediğiniz zaman bu önemli biraçıklamadır halkı paniğe sevk etmek suçudur. Biz bu açıklamayı yapsak hakkımızda soruşturma başlatılır. Bilim adamlarını insanlarını görüşü alınarak değerlendirilmeli. Olayın üçüncü boyutu ise eğer su vermezseniz ortaya çıkacak sağlık sorunlarının hesabını kim verecek. İnsanlar susuz kalırsa koli-tifo hatta hepatit gibi ağır hastalıklar ortaya çıkar. Arsenikli su verilebilir, halk bunu temizlik ihtiyaçlarında kullanır, ama diğer taraftan da içme suyu sağlanmalı. Ayrıca İzmir’in acil su ihtiyacını karşılayacak Çamlı Barajı’nın yatırımı neden durduruldu. Köylülerin toprakları neden kamulaştırıldı. Bir yandan zehirleniyor diyorsunuz öbür taraftan güneydeki en temiz su kaynaklarını Eldorado Gold şirketi lehine kamulaştırıyorsunuz. Bunu anlamak mümkün değil. Burada 3.5milyon İzmir halkının sağlığı önemli. Burada bebekler var hastalar var. Bu kadar il var. 3.5 milyon İzmirli ne olacak bunların üzerinden siyaset yapılır mı?” PROF. ADA: "ARSENİK KANSERE NEDEN OLUR, ACİLEN TEDBİR ALINMALI" İzmir Üniversitesi Çevre Araştırma Müdürü Prof. Erhan Ada da, İzmir’de sorunun devam ettiğini belirterek, acilen önlem alınması gerektiğini belirtti. Ada, “Arsenik kansere neden olan bir madde. Acil olarak arıtma sistemlerinin devreye girmesi gerekiyor. Ayrıcaİzmir’de yaşayan insanların su ihtiyacı başka kaynaklardan karşılanmalı” şeklinde konuştu. |
||