FoRuMsN.CoM Sınırsız Paylaşım (Arşiv Ana sayfa) => Sanatçı Biyografileri

Konu: Sezen Aksu

Sayfa: [ 1 ]

BlaCkLorD 04.06.2008 12:00:36
13 Temmuz 1954'de İzmir'de doğdu. Ziraat fakültesindeki öğreniminiyarıda bırakarak profesyonel sarkıcılığa başladı. 1970'lerinortalarında 'Kaybolan Yıllar', 'Gölge Etme' gibi sarkılarla yıldızıparladı. Şarkılarının çoğunu kendi besteledi. Bazılarının da sözleriniyazdı. İlk kez 1979'da sinema oyunculuğu denedi.- Minik Serçe-oyunculuk yeteneğiyle dikkat cektiği, 'Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra' adlımuzikallerdeki 'Sen Ağlama 'Geri Dön', 'Dağlar Dağlar' gibi şarkılarlaününü perçinledi. Sonraki 'Git' kasetiyle zirvedeki yerini aldı. Türkpop muziğinin en güçlü seslerinden Sezen Aksu, Aşkın Nur Yengi, SertabErener, Levent Yüksel, Tilbe gibi bir zamanlar vokalistliğini yapmışgençleri pop muziğimize kazandırdı.Üç kez evlendi ve bir çocukannesi...

Sezen Aksu'nun albümleri: Serçe,Ağlamak Güzeldir,Firuze, Sen Ağlama, Git, Sezen Aksu '88, Sezen Aksu Söylüyor, Gülümse,Deli Kızın Türküsü, Işık Doğudan Yükselir, Gül Bahçeleri, Düğün veCenaze, Adı Bende Saklı, Sarı Odalar(Ben Seni Çok Sevdim Oplum)

Dillerden düşmeyen bazı şarkıları: Kaybolan Yıllar, Gölge Etme, Yak Bir sigara,Firuze, Hata, Ağlamak Güzeldir, İkinci Bahar, Dilimin Ucunda Kelimeler,Geri Dön, Tukeneceğiz, Git, unzile, Değer mi Hiç, Sarışınım, Bir ÇocukSevdim, Seni İstiyorum, Şinanay, Gidiyorum, Belalım, Hadi Bakalım,Gülümse, Masum Değiliz, Deli Kızın Türküsü, Tenna...


HAKKINDA YAZILANLAR

bebek SEZEN
Fenöğretmeni Şehriban Hanım ile matematik öğretmeni Sami Bey, Denizli'detanışıp evlenirken, dünyaya gelecek çocuklarını disiplinli bir şekildeyetiştirmeye karar verirler... Şehriban Hanım ağır bir hamilelik dönemigeçirir, doktorlarınbütün ısrarlarına rağmen çocuğunu aldırmaz. 13 Temmuz 1954’de FatmaSezen Yıldırım dünyaya gelir... Çocukluğu dünyaya geldiği DenizliSarayköy'de geçer Sezen'in... Annesi ve babasıyla birlikte yaşadığı,Sarayköy'deki derenin yanındaki iki katlı o evi hiç unutamaz...sezen

SEZEN... CÜCE BELA
Sezen1999 yılında bir gazetenin yaptığı röportajda o iki katlı evi ve çoksevdiği anneannesini şöyle anlatıyor...'Alt katta Huriye teyzemotururdu... Üst katta ise anneannemle biz... Babamla annem, aldıklarıeğitim gereği bana karşı hep mesafeli dururlardı... Bir yaıma kadarsaçım yok, kabak kafalı bir Sezen 'dim... Bir tek dudaklar gene böyle,iri etli dudaklar... Beni epey özgür bırakmışlardı... Nasılbırakmasınlar ki, adım 'Cüce Bela' ya çıkmıştı... İlle de dikkatçekeceğim... Hiçbir şey yapamasam, durduk yerde düşüp bayılırdım...İnsanlar benimle ilgilensinler diye neler yapmazdım ki... Habire evdenkaçardım mesela... 10 yaşımda makyaj yapardım... Annemler bir arabenimle ilgili olarak çok çaresiz kalmışlar. Beni kendi halime bırakmakararları da ondan sonra kendiliğinden gündeme gelmiş zaten.'

YARAMAZ KIZ
Çocukluğunda"acaip bir yaratık" olduğunu söyleyen Minik Serçe, bebekken bir günannesinin yün yumaklarından kendisine meme yapmış ve eve ziyarete gelenkaymakam düşüp, bayılıvermiş. 10 yaşında makyaja başlayan Sezen, daha ozamandan haftada bir saçını değişik renklere boyamaya başlamış.Çocukluktan şöhret olmayı kafasına takan Sezen, İzmir'in bütünsokaklarında şarkı söyler, milleti başına toplarmış. Konak - Köprüarasındaki troleybüste aralıksız şarkı söylediğini söyleyen Sezen, birgün bütün durakları es seçen şoförle biletçinin açığa alınmasına nedenolmuş.Annesi ve babasının O'na hiç dokunmamış olması; belki degençliğinde her on beş günde bir dikkat çekme amacıyla intiharakalkmasına neden olmuştur. Bu ten temasının yoksunluğuna karşın, Sezenailesinin kendisine güven ve sevgiyi sonsuz bir güçle hissettirdiğinisöylüyor. O'na göre, yalnızca sevgilerini gösterme şekilleri farklıydı.

KARA KUZU
Sezen Aksu'nun yaramazlıklarındaki en önemli müsekkini anneannesidir... Nadire Hanım eski Osmanlı kadınlarından,karizmatik ve etkileyicidir... Ve Sezen onun 'kara kuzu'sudur... Ancak,Sezen'in yaşadığı ilk ve en önemli acı da onunla ilgili olur ne yazıkki... Sezen hayatı boyunca unutmaz, unutamaz o acıyı...'Çok özel birkadındı anneannem. Mücadele içinde yaşamış, hayatı tırnaklarıylakazımış. Annem henüz altı yaşındayken dedem ölmüş, çiftlikteki tümişler onun üzerine kalmış. Her şeyi, tüm yükü göğüslemiş. Tam bir hanımağa... At binen bir kadın. Zeki, ileri görüşlü. 'Doğurdum diye sevmemevladımı, faziletli olması gerek, sevgiyi hak etmesi gerek' derdi.Kişiliğimde derin izleri var onun. 14 yaşımdaydım. İlk acımı onunlayaşadım. Elimi tutarken öldü. 'Elimi ovar mısın?' dedi ve ben ağlamayabaşladım. Bana 'kara kuzum' derdi. 'Kara kuzum ağlama, üzülürüm.Dilerim sen de benim gibi mutlu gidersin' dedi. Dua ederken, nefesikesildi. O gece anneannemin yanında uyudum, hiç korkmadım.'

KARA KUZU BÜYÜYOR
Büyümeçağında sanatın bütün dallarına ilgi duyan Sezen, resim, tiyatro, dansdersleri alır. Lise hayatında kendini iyice müziğe verir fakatyükseköğrenim için Ziraat Fakültesi'ni seçer. Aynı yıllarda İzmirRadyosu sanatçılarının dersler verdiği İzmir Radyosu SanatçılarDerneğine girer ve dört yıl aralıksız, iki yıl aralıklı altı yılsüreyle Türk Sanat Müziği eğitimi alır.

PROFÖSYÖNELLİĞE İLK ADIM
1970'te"Hafta Sonu" gazetesinin açtığı Altın Ses Yarışması'nda 6. olan SezenZiraat Fakültesi'ne ikinci sınıfta eldeva der, çünkü aklı,fikri veyüreği müziktedir. Bir süre sonra da Yeşil Giresunlu'dan, ilk plağınıyapması için teklif alır. 1975'e girerken piyasaya çıkan 'Haydi Şansım'adlı bu 45'lik plak, sadece 50 tane satar.'Moralim çok bozulmuştu...Çünkü o ilk plağımdan kendim ve yakınlarım almıştı sadece... Kimbilir,belki de dağıtımı iyi yapılamamıştı...' Sezen'in daha sonra KusuraBakma, Gölge Etme, Yaşanmamış Yıllar, Vurdumduymaz, Olmaz Olsun gibiparçalarla yıldızı parlar. 1976 yılında Bebek Belediye Gazinosu’ ndailk kez sahne alır.Sezen 'in ilk filmi 1979 yılında Bulut Aras ilebaşrolleri paylaştığı Minik Serçe olur. Serçe'nin ikinci ve son filmiise 1990 yılında Ferhen Şensoy'la oynadıkları "Büyük Yalnızlık"tır...Sezen son olarak 2000'in sonlarında ATV'nin sevilen dizilerinden İkinciBahar'da Sezen Aksu rolüyle yer alır.

ARTIK SEZEN AKSU VAR
1982yılının ilk haftasında Şan Müzikholu'nda "Sezen Aksu Aile Gazinosu"adlı müzikali sahnelemeye başlar. Sahnede 7 tipi canlandıran SezenAksu; Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak gibi ustatiyatrocularla aynı sahneyi paylaşır. Yine aynı yıl, bugün en iyiklasikler arasında yer alan "Firuze" albümü çıkar. Ancak o yıllardaeleştiriler pek de iç açıcı değildir. Ama kim ne dersin Türkiye'deartık Sezen Aksu gerçeği vardır...

TELLİ DUVAKLI
10 Temmuz1981’de Beşiktaş Evlendirme Memurluğu'nda telli duvaklı Sezen Aksu ilebeyaz smokinli Sinan Özer evlenir. Sezen Aksu'nun nikah sırasındaMithat Can'a 4.5 aylık hamile olduğu gündeme gelir. 11 Kasım 1981'deMithat Can doğar ve bundan iki yıl sonra da bu evlilik son bulur. Amadostlukları tıpkı diğer eşleri Hasan Yüksektepe, Engin Aksu ve AhmetUtlu da olduğu gibi asla bitmez...

MÜZİĞİN ZİRVESİNDE
1984,1986, 1988 ve 1989 yılında çıkardığı albümlerle yükselişine hızla devameder Sezen. 1991 yılında çıkan "Gülümse" albümü çok farklıdır. Albümdebulunan bütün parçalar hit olur ve hepsi klasikler arasına girer.Albümdeki "Hadi Bakalım" ın Avrupa'da çıkan single'ı, klibi olmamasınarağmen iyi bir satış grafiği çizmeyi başarır. Sezen Aksu artık müziğinzirvesindedir.

KAHPE KADER
Minik Serçe (Sezen Aksu'ya MinikSerçe adını rahmetli gazeteci Yavuz Gökmen takmıştır) 31 Mayıs 1994'tekaybettiğimiz Uzay Heparı ve 16 Ocak 1996'da kaybettiğimiz OnnoTunç'tan büyük yara alır.Tam 17 gün oturduğu yerden kalkmaz,kımıldamaz, gözleri bir noktada öylece kala kalır... Derken birdenresim yapmak gelir içinden... Tuvalin üzerinde beliren siyah beyazresimdeki kişi, Onno Tunç değil, ona 'kara kuzum' diyen anneannesiNadire Hanım'dır... Sezen’in hayatında çok önemli yerlerde olan bu üçkişinin terkini Sezen uzun süre kabullenemez. 6 ay evdençıkmaz...'Resim yapmak iyi geldi... Ama bu arada hep düşündüm,düşündüm... Sonra bir gün aynaya baktım ki, saçlarım bembeyaz olmuş...Aslında beyaz saçlar da yakışıyor bana... Farklı bir görüntü...'

ONNO TUNÇ
Sezen1999 yılında bir gazetenin yaptığı röportajda Onno Tunç'la birhatırasını şöyle anlatıyor... 'Sabah saatlerinde başladık tartışmayaOnno'yla. Akşam oldu, hala tartışıyoruz. Ağlamaktan gözlerim şişti.Evlerimiz de karşılıklı... Döne döne tartışma, kavga... Sonunda bugeldi, kapımı tekmelemeye başladı. Birden yukarı fırladım ve SmithWesson marka silahımı kaptım.Ne diyorsun sen Onno! diye namluyudoğrultup kapıya fırlayınca, bu adeta ışınlandı... Yok oldu birden...Zigzaklar çizerek kaçtı... Ben onu duvar dibine sindi sandım... Meğerkarayoluna fırlamış, koşuyor... O halini görünce, ben de asfaltaçıktım, gülmekten sırtüstü uzanıp debeleniyorum asfaltta. Nasılsa okorkuyla uzun süre geri dönmez dedim, içeri girdim...Meğer o akşamLevent civarında beş ev soyulmuş. Polisgece karanlığında panik halinde koşan Onno'yu görünce 'Hırsız budurmutlaka' diyerek hemen enselemiş. Doğru karakola... 'Ben Onno Tunç'um'demiş ama karakoldaki hiçbir polis tanımamış bunu... Kavga ettiğimiziçin benim adımı da verememiş... Sabahı karakolda etmiş... Derken, onutanıyan bir polis gelmiş sabah... Sevincinden polisin boynunasarılmış... Ancak o zaman salıvermişler... Bir daha kapımı hiçtekmelemedi!'

PRODÜKTÖR SEZEN
Sezen Aksu vokalistlerinealbümler yaparak onlara birer star olma yolunu da açar. Sezen'in bizeilk tanıttığı kişi Aşkın Nur Yengi'dir. 1990 yılında prodüktörlüğünüüstlendiği Aşkın N. Yengi'nin ilk albümü, "Sevgiliye" albümü, milyonayakın trajıyla büyük bir başarı sağlamıştır. Prodüksiyonunu üstlendiğiikinci kişi Sertab Erener olur. "Sakin Ol" albümü, yine büyük bir satışbaşarısıyla Sezen'in bir prodüktör olarak da ne kadar büyük işleryapabileceğini gösterir.Sertab Erener'in albümünden bir kaç ay sonraLevent Yüksel'in albümü "Med Cezir" piyasaya çıkar. Şarkılar ilkaylarda kimsenin dikkatini çekmez ancak, bir kaç ay sonra farkedilenalbüm bir milyonu aşan tirajı ve klasikler arasına şimdiden geçenbirbirinden güzel şarkılarla Sezen'in prodüktörlükteki başarısını birkez daha kanıtlar.

TANRI KRALİÇEYİ KORUSUN
Sezen 1991'densonra çıkardığı bütün albümlerle çok dikkat çeker, çok eleştirilir.1995 yılında türkü ve Anadolu atmosferiyle, 1996 yılında başkasanatçılara verdiği şarkıların bir derlemesi ve Onno Tunç'a adanan “DüşBahçeleri”yle, 1997 yılında yine çok değişik bir tarzla Goran Bregoviçile çalışarak karşımıza çıkar Sezen. 1998 ve 2000 yılında çıkanalbümlerde de yeniliklerine devam eder. Belki de bütün bunlar Kraliçe'nin zirve keyfini çıkarmasıdır...

MİTHAT CAN
Sezen oğlunune kadar çok sevdiğini şu cümleyle çok iyi açıklıyor.‘Benim oğlumusevdiğim kadar, beni seven olmadı...’Minik Serçe'mizin oğlu Mithat CanÖzer 11 Kasım 1981 doğumlu. Özel Atanur Oğuz Lisesi'nden mezun oldu.Şimdi ise Londra Music Schooll 'da okuyor Mithat Can. Sezen babaannelikhakkında ise şöyle diyor:'Mithat Can’ın bir aşk bebeği yapmasınıisterim ve ona ben bakarım


Sayfa: [ 1 ]



eXTReMe Tracker